//
you're reading...
Armenia, Azerbaijan, Caspian, Caucasus, Central Asia, Energy Diplomacy, Europe, International Relations, Karabakh, Middle East, Russia

Hazardakı ve Güney Kafkasyadakı Düşman Kim?


Son günler Kafkasya üzerine konuşulan bir diğer konu ise Azerbaycan-Türkmenistan ilişkilerinin Hazardaki kaynaklar konusunda yeniden alevlenmesidir. 2008`de iki ülke arasında Hazarın sınırlanması sorunu çözülünceye kadar Azerbaycan ve Türkmenistanın deniz sınırlarının kesiştiği noktada, deniz tabanında hiç bir keşif ve çıkarma faaliyyetlerinin yürütülmemesine ilişkin anlaşma imzalanmasına rağmen Türkmenistan hükumeti söz konusu anlaşmayı ihlal etmiştir. Şöyle ki, Türkmenistan tarafından “Kepez” yatağında seysmik çalışmalar yapılmıştır. Bunun üzerine Türkmenistan Cumhuriyyetinin Azerbaycandakı büyük elçisi, Toyli Komekov Azerbaycan Dışişleri Bakanlığına davet edilmiş ve Dışişleri bakan yardımcısı Halef Halefov tarafından kabul edilmiştir. Toyli Komekova Türkmenistanın söz konusu davranışlarına göre protesto notası sunulmuştur.

Bir başka nokta ise, bu anlaşmazlığın ilk kez olmamasıdır. Çünki, 2008 yılında da benzeri olay olmuştu. Türkmenistanla yapılmış anlaşmaya esasen Malezyanın Petronas şirketinin Hazarda “Kepez” yatağında keşif işleri başlatmasına cevap olarak Azerbaycan sınır güvenlik birlikleri de askeri gemilerini ve helikopterlerini kullanmıştır. Sonuçta karşı taraf geri çekilmek zorunda kalmışır.

Türkmenistanın “Kepez” yatağında keşif yapma konusunda İranla da anlaşma yaptığı istisna edilmiyor. Çünki, geçenlerde İran da “Kepez” yatağının yakın çevresinde yeni büyük petrol ve doğal gaz yatağı (yaklaşık 10 milyar varil petrol ve 50 trilyon metreküb) keşfettiğini açıklamıştır. Bu uzun yıllardan bu yana Hazarın İran kesiminde keşfedilen ilk kaynaktı. İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejada göre, söz konusu keşif bölgenin enerji ve siyasi dengesini deyişecektir. Fakat, yatağın rakamsal kapasitesi halen resmi olarak belli olmamaktadır. Menas Associates UK`in analisti, Aleks Jeksona göre, “iddia edilen keşif yatağı Azerbaycanın su sınırları (Hazarın Azerbaycana ait kısmının güney yakası) içerisine denk gele bilir.” İran yatağın kesin yerini belirtmese de, yatağın Gilan eyaletinden 188 km, Neka eyaletinden ise 250 km uzaklıkta yerleştiğini belirtmiştir. Hazarın orta hatt prensibine esasen bölündüğünü var saysak, o zaman bu yatak Azerbaycanın su sınırları içerisine girmektedir.

Fakat bu sorun ilk kez yaşanmıyor bundan önce de, 2001 yılıdan BP şirketi “Araz-Alov-Şark” yataklarında keşif çalışmaları yaparken İran savaş gemileri tarafından bölgeden uzaklaştırılmıştı. İranın yıllarca Hazarın hukuki statüsü konusunda 1935 ve 1940 tarihli anlaşmalara sadık kalmasına rağmen, 1991`den sonra Sovyetlerin çöküşü ile Hazarda yeni sınır iddiasına başlamış ve Hazarın %20 oranla kıyıdaş ülkeler arasında eşit olarak bölünmesi konseptini desteklemektedir. Fakat bu konsept hiç bir kıyışdaş ülke tarafından destek görmemiş ve Hazar diğer üç kıyıdaş ülke – Azerbaycan, Rusya ve Kazakistan – arasında orta hatt prensibine esasen bölünmüştür. Fakat beş kıyıdaş ülkenin imzasını taşıyan ortak bir belge halen yok ve Türkmenistanla Azerbaycan arasındakı sınırlama sorun ise devam etmektedir.

İranın bu tutumunu onun bölgesel enerji projelerinden dışlanması ile de açıkalamak mümkün. Zira, Batı ülkeleri, özellikle de ABD tarafından İranın nükleer silah edinme çabaları iddiaları yüzünden İrana çeşitli yaptırımlar ve ambargolar uygulanmakta ve hiç bir enerji projesinde yer alamamaktadır.

Eğer İranın iddiaları doğruysa, bu bazı ciddi sorunlara yol aça bilir. Şöyle ki, bu iddia, Azerbaycan ve İran arasında deniz sınırı konusunda siyasi ve askeri krize sebep olucaktır. Nitekim, Azerbaycan-İsrail arasındakı askeri işbirliği zaten ilişkileri kötüleştirmiştir. Anlaşma sonuçunda alınan esas askeri donanımlara, gemilerin vurulması “Gabriel-5” füzeleri, “Heron TP” pilotsuz uçakları, “Barak-8” hava saldırısından savunma sistemi ve “Green Pine” gibi radar sistemleri dahildir. İran Azerbaycanın İsraille olan bu askeri işbirliğinin kendisine karşı yöneldiğini iddia etse de, Azerbaycan hükumeti bu işbirliğinin ülkenin Ermenistana karşı askeri kapasitesini güçlendirmek amaçlı olduğunu açıklamıştır. Gerçi, Azerbaycan tarafı da İranla olan ilişkilerini kötüleştirmek yoluna gitmek istemez, çünki, bazı kaynaklara göre Haziran ayının ilk haftalarına Azerbaycan-Ermenistan sınırında ateşkesin ciddi şekilde ihlal edilmesinde İranın da parmak izleri var. Şöyle ki, İran özel kuvvetlerinin sınırı gizli şekilde geçerek her iki tarafa saldırması söylemi de ortaya çıkmıştır. Bundan başka, bir kaç gün süren silahlı çatışmada İranın Ermenistana gizli şekilde askeri ve insanı yardım sevk etmesi haberi de basınlarda yer almıştır. İran sözde Azerbaycanın Toprak bütünlüğünü desteklese de, perde arkasından Müslüman Azerbaycan yerine Hristiyan Ermenistanı desteklemektedir.

Bu gerginliği tabi ki Rusya da kendi çıkarları doğrultusunda kullanacaktır. Nitekim, Azerbaycan-Türkmenistan ve Azerbaycan-İran arasında sınırlama konsunda her hangi gerginlik, Rusyanın Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattının inşaasını ve konuşmalarını engellemesi için bir firsat olucaktır. Keza, Rusya Hazarın sınırlanması kartını yeniden masaya koya bilir ki, sınırlama sorunu çözülmeğince Hazar denizinin altından hiç bir boru hattının geçmesi mümkün olmasın.

Geçenlerde, “Svobodnaya Pressa” ve “Komsomolskaya Pravda” gazetelerinde Rusyanın en büyük askeri (ballistik) gemilerinden sayılan “Dağıstan” gemisinin Rusyanın Hazar donanmasına katılacağı haberi yer almıştır. Yazıya göre, gemi Amerikanın “Tomogavk” tipli “Kalibr-NK” ballistik füzeleri (uzaklık mesafesi 300 km) ile techiz edilmiştir. Rusyanın bu tür büyük gemisini neden okyanusa değil de, denize çıkarması kafalarda soru işareti doğurmaktadır. Bunun için bir tutarlı sebep olmalı. Bu geminin kıyıdaş ülkelere hedeflenmesini düşünmek oldukça zor. Fakat Batı İran arasındakı ilişkilerin gerginleştiğini göz önüne alırsak, Rusyanın niyetini anlamak mümkündür. Askeri analist, kaptan Konstantin Sivkova göre, “gemideki ballistik füzelerin savaş başlıklarının ağırlığı 1.5 tondur. Yani, bu füzelerin sadece büyük hedeflere (büyük ihtimalle kara hedeflerine) yöneldiği açık. Çünki Hazarda böyle bir savaş başlığı ile vurula bilecek hedef yok. Anliste göre, gemi Hazarda başlaya bilecek her hangi bir askeri çatışma için kullanılacaktır.” Rusyanın BDT Enstitüsünden, analist, Mihael Aleksandrova göre, “eğer ABD İranı kontrolü altına alırsa, Türkmenistan ve Özbekistan rejimleri hemen resmi Vaşingtona yüz tutucak, Azerbaycan ve Gürcistan NATO`ya üye olucak, Hazarda Amerikan donanması bulundurulacak, bu doğrultuda Ermenistan Rusyanın kontrolünden çıkarak Dağlık Karabağı geri verecek ve Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü üyeliğinden çıkacaktır. Bu yüzden İranla Batı arasındakı çatışma çok tehlikelidir.” Rusyanın Azerbaycandakı “Gabala” Radar üssünün kirasının düşürülmesi konusundakı endişeleri de bu doğrultuda açıkalanabilir.

Buraya Azerbaycan-Ermenistan silahlı çatışması riski de dahildir. Çünki, Rusyanın Hazar havzasında ve Güney Kafkasyada tedirgin olduğu tek durum İrana muhtemel saldırı değil, aynı zamanda muhtemel Azerbaycan-Ermenistan silahlı çatışmasıdır. Yakın çevresinde kendi çıkarlarının güvenliğini sağlamak amaçıyla, Rusya Ermenistanın Gümrü eyaletindeki, Türkiye sınırına yakın 102 saylı askeri üssünü güçlendirmiş, askerin personelin sayı iki kat artırılmış ve aileleri Rusyaya gönderilmiştir. Rusyanın Gümrüdeki askeri üssünde hava saldırısı için ve S-300 füzelerinden savunma sistemi ve MİQ-29 savaş uçakları bulunmaktadır. Bundan başka, Rusyanın Güney Osetya ve Abhaziyadakı askeri üsleri de güçlendirilmiş ve Dağıstanın İzberbaş kasabasındakı, Azerbaycan sınırları yakınlığında “Bal-E” ballistik füzeleri ile techiz olunmuş özel füze divizyonu savaş hazırlığına getirilmiştir. Üstelik, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü Genel Sekreteri Nikolay Bordyuja “Ermenistana her hangi bir askeri müdahelenin olduğu takdirde üye ülkelerin Ermenistana yardım edeceklerini” belirtmiştir.

Mehr Haber Ajanlığının açıklamasına göre ise, ilk kez Rusya ve İran Hazar denizinde ortak askeri eğitimler düzenleyecektir. Askeri eğitimlerde 30 Rusya ve İran savaş gemilerinin ve helikopterlerinin kullanılacağı beklenmekte. “Güvenli ve Temiz Hazar için Bölgesel İşbirliği” adı altında yapılacaq eğitim Rusya-İran strateji işbirliğinin yeni bir göstergesidir.

Bu doğrultuda özetlersek, global gündemi yakından takip eden ve yazını okuyan her kes bölgede kimin dost, kimin düşman olduğunu anlaya bilir.

Ilqar Qurbanov

Strategic Outlookun Rusya ve Kafkasya Araştımaları üzere Uzmanı

You can find the original article at: http://www.kafkassam-merkez.com/index.php?act=content&id=6245&id_cat=5

Advertisements

Discussion

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Contact me at:

Visitors

free counters

Blog Hit Counter

  • 32,444

StatCounter

wordpress stats

Enter your email address to follow this blog and receive notifications of new posts by email.

Join 64 other followers

%d bloggers like this: